Bugünkü yazımda iki başlık üzerinden gelişmeleri anlatmaya çalışacağım.

“Bu öyle bir seçim ki.”

“Sevdamız Zonguldak” dedik.

Hangi partinin 31 Mart akşamı seçimi kazanacağını net olarak söylemek imkânsız durumda.

Şu parti kazanacak dersem bu adını yazacağım partiyi tuttuğum anlamına geleceğinden mümkün olduğunca doğru ve dürüst şekilde gelişmeleri aktarmaya çalışacağım.

Zonguldak gibi güzel bir şehirde yaşıyoruz.

Bu şehrin gelişmesi, kalkınması ve çok daha yaşanabilir bir hale gelmesi adına kim bir çivi çakıyorsa onu alkışlar gönül hanemize yazarız.

A partisi B Partisi hiç fark etmez.

Yıllardır çok gerilerde kalan hizmet fakiri durumundaki Zonguldak ilimizin halini görüyoruz. Güzel bir hizmet yapıldığında vatandaşlar olarak seviniyoruz ve helal olsun bu başkan iyi çalışıyor, iyi hizmet veriyor diyoruz. Öyle değil mi?

Çünkü, hizmete aç bir Zonguldak var.

Başka şehirler uçmuş almış başını gidiyor.

Sosyal ve kültürel anlamda gelişmiş şehirlerde yaşayan insanların havası da bambaşka oluyor.

Buraya başka illerden gelen insanlar “Bu ne biçim şehir, hiç gelişmemiş köy gibi” örnekler verdiğinde gardımız düşüyor adeta utanıyoruz.

İşte bu sebeple diyoruz ki, 31 Mart seçimleri Zonguldak’ın tam bir gelecek sınavıdır.

Kim olursa olsun ister AK Parti adayı Selim Alan, ister CHP adayı Tahsin Erdem, ister iddialı olduğunu açıklayan Saadet Partisi adayı iş insanı Cem Dereli ve isterse seçime girecek diğer partiler hiç fark etmiyor. Bizim için önemli olan Zonguldak’tır.

Bunun altını çizelim.

Bu durumu böylece izah ettikten sonra özellikle Gazipaşa’da, çay ocaklarında, sokaklarda sürekli seçimler ele alınıyor, herkes kafasına değerlendirmeler yapıyor. Partililer şimdiden başkanlarını tayin etmişler bile.

Ne söyleniyor?

“AK Parti Cumhur ittifakı desteğiyle kazanacak.”

“CHP kazanacak.”

“Saadet adayı Cem Dereli’ye dikkat!”

İYİ Parti ve diğerlerinin şansı yok. Vs.

Algı operasyonları havada uçuşuyor.

Peki, sandıktan ne sonuç çıkacak?

Önemli olan sandığın sonucuna bakmak lazım.

Konuşmalarla algılarla seçim kazanılmıyor ki.

Seçime 46 gün kala başkan adayları sahada ekipleriyle birlikte harıl-harıl çalışıyorlar. Gittikleri yerlerde  vatandaşlara projelerini ve yapacak oldukları hizmetlerini anlatmaya ve oy istemeye devam ediyorlar.

Başkan adaylarını dinleyen Zonguldak’lı vatandaşlar doğal olarak “Ne demek başkanım sizinleyiz” gibi yaklaşımlarda bulunuyorlar ve hürmette kusur etmiyorlar ama sandığa gittiklerinde verecekleri kararlar her şeyi ortaya çıkartacak.

Sonuç olarak yazıyı şuraya bağlamam gerekiyor ki, “Bu öyle bir seçim ki, Zonguldak sevdamız” diyerek hak eden kazansın. Halkın sandığa yansıtacağı oylar ve onların kararından başka söylenecek hiçbir söz olamaz. Kim bu seçimden başkan olarak çıkarsa o isim tüm Zonguldak’ın Belediye başkanıdır. Bu karara da hepimiz saygı duymak zorundayız.

Zonguldak merkezi olduğu kadar diğer tüm ilçe ve beldeler de aynı durumdadır. Halkın kararı baş tacımızdır. 31 Mart akşamını beklemeye devam. Kalın sağlıcakla…