Etkinlik takviminin dikkat çeken duraklarından biri de Zonguldak Kent Konseyi Kültür ve Sanat Grubu ve Zonguldak Tiyatro Topluluğu'nun Tiyatro Eleştirmenleri Birliği işbirliğinde organize edilen söyleşiler oldu. Sanat, akademi ve deneyimin buluştuğu bu oturumlar, katılımcılara adeta bir tiyatro dersi niteliğinde içerikler sundu.
“İKİ KALAS BİR HEVES”LE BAŞLAYAN YOLCULUK: TİYATROYA SOSYOLOJİK BİR BAKIŞ
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Figen Uzar Özdemir moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Dr. Zeynep Baykal, “İki Kalas Bir Hevesle Tiyatro Yapmaya Sosyolojik Bir Bakış” başlıklı sunumuyla sahnenin tarihsel ve sosyolojik dönüşümünü gözler önüne serdi.
Baykal, Türk tiyatrosunun kökenlerinin sözlü kültüre dayandığını vurgulayarak; köy seyirlik oyunları, meddah, Karagöz ve orta oyunu gibi geleneksel türlerden, Tanzimat dönemiyle gelen Batı etkisine, oradan da Cumhuriyet dönemindeki kurumsallaşmaya kadar uzanan süreci detaylarıyla anlattı.
Darülbedayi'nin kuruluşu, Ankara Devlet Konservatuvarı, Tatbikat Sahnesi ve Devlet Tiyatroları gibi önemli dönüm noktalarına değinen Baykal; 1950’lerde oyun yazarlarının desteklenmesiyle birlikte tiyatronun entelektüel kimlik kazandığını, özel tiyatroların ortaya çıkışıyla ise Türkiye'nin “Altın Çağ”ına girdiğini aktardı.
POLİTİK TİYATRODAN ALTERNATİF SAHNELERE
Baykal’ın sunumu, sadece geçmişi değil, tiyatronun bugünkü yüzünü de masaya yatırdı. 1980’lerdeki baskı ortamının politik tiyatroyu nasıl gerilettiğini, 90’larda alternatif sahnelerin filizlenerek tiyatroya yeni bir soluk getirdiğini ifade etti. 2000’li yıllarla birlikte doğan bağımsız tiyatro üretimleri, geleneksel kalıplardan uzak, kendi dilini oluşturan sahnelerin habercisi oldu.
İSTANBUL SAHNELERİNDEN YÜKSELEN SESLER
Etkinlikte söz alan bir diğer isim Dr. Handan Salta oldu. “İstanbul Sahnelerinden Havadisler” başlıklı konuşmasında İstanbul’daki tiyatro dinamiklerini masaya yatırdı. Şehrin sahne yoğunluğuna, yeni kurulan tiyatro topluluklarına ve seyircinin değişen beklentilerine dair dikkat çekici bilgiler verdi.
BİR OYUNCU KENDİ POTANSİYELİNİ NASIL KEŞFEDER?
Günün son oturumu ise Dr. Abdullah Özdemir ile gerçekleştirilen “Bir Oyuncu Olarak Kendi Olanaklarını Tanıma” başlıklı atölye çalışmasıydı. Özdemir, oyuncuların sahnede kendi kapasitelerini fark etmeleri ve bu potansiyeli nasıl geliştirebilecekleri üzerine uygulamalı bilgiler paylaştı. Katılımcılar hem teorik hem pratik kazanımlarla atölyeden ayrıldı.
"KAMUSAL TİYATRO" SÖYLEŞİSİ
Zonguldak Tiyatro Günleri kapsamında son olarak Zonguldak Kent Konseyi Kültür Sanat Çalışma Grubu Başkanı Melih Kibaroğlu, belediye sinemasında, 'Kamusal Tiyatro" konulu söyleşi düzenlendi.
TİYATRO SADECE SAHNE DEĞİLDİR: DÜŞÜNMEK, SORGULAMAK VE HİSSETMEKTİR
Zonguldak Tiyatro Günleri, yalnızca oyunların sahnelendiği bir etkinlik olmanın çok ötesinde, düşünsel derinliği olan söyleşiler ve atölyelerle tiyatronun ruhuna temas ediyor. Farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen bu buluşmalar, izleyiciye sahneyi yeniden ve farklı bir gözle görme fırsatı sunuyor.
Zonguldak, bu anlamlı etkinlikle sadece sahneleri değil, kalpleri de aydınlatmaya devam ediyor.