Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Muharrem Kiraz, Uzun Mehmet’in “Kara Elmas” olarak isimlendirilen taş kömürünü 8 Kasım 1829’da keşfederek önemli bir buluşa imza attığına dikkati çekti. 

Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, hazırladıkları “Türkiye Taşkömürü Kurumu Stratejik Plan 2024-2028” raporunda, Uzun Mehmet’in “Kara Elmas” olarak isimlendirilen taş kömürünü 8 Kasım 1829’da keşfederek önemli bir buluşa imza atmasının yanı sıra aynı zamanda da taş kömürünün milli servet olarak ülke ekonomisine kazandırılmasını sağladığının önemini vurguladı.

“YÜZLERCE YILDIR ENERJİ KAYNAĞI OLARAK KULLANILAN KÖMÜR, ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE DE ULUSLARARASI TİCARETE DE KONU OLMUŞTUR”

Genel Müdür Kiraz, şu ifadeleri kullandı:
“Kömür, fosil kaynaklı yakıt olarak yüzlerce  yıldır enerji kaynağı olarak kullanılmakla birlikte Roma imparatorluğu döneminde de uluslararası ticarete konu olmuştur. Kömür, sadece 19. yüzyılda sanayi devrimini ateşlemekle kalmamış, 20. yüzyılda da elektrik çağını başlatmıştır. 1960’lı yıllara kadar kömür dünyanın birinci enerji kaynağı olarak önemini korumuş, 1960’lı yılların sonuna doğru yerini petrole bırakmıştır. Ancak kömürün elektrik üretimindeki önemi anlaşılınca dünya enerji gündemindeki eski önemini tekrar kazanmıştır.
Artan dünya nüfusu ile yaşam standartlarının yükselmesi, enerjiye olan talebi de artırmaktadır. Kömürün dünya genelinde yaygın ve büyük miktarlarda bulunması, artan enerji talebini karşılayabilecek bir fosil yakıt olması kömürün önemini artırmakta ve uluslararası piyasada büyük miktarlarda ticarete konu olan konumunu ortaya çıkarmaktadır.

‘TAŞ KÖMÜRÜNÜ İNSAN VE ÇEVREYE DUYARLI ÜRETEREK VEYA ÜRETTİREREK ÜLKE EKONOMİSİNE EN AZAMİ KATKIYI SAĞLAMAK AMACINDAYIZ’

Ana statümüz gereği ‘Genel Sanayi ve Enerji’ politikasına uygun olarak taş kömürü ile taş kömürü havzasındaki diğer maden rezervlerini en iyi şekilde değerlendirerek yurt ekonomisine kazandırmak amacıyla stratejik öneme sahip taş kömürünü bu bilinç ve görevle aynı zamanda insan ve çevreye duyarlı bir şekilde üreterek veya ürettirerek ülke ekonomisine en azami katkıyı sağlamak amacındayız.
Bu bağlamda ‘On İkinci Kalkınma Planı Orta Vadeli Program ve Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’ kapsamında belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü’ne düşen sorumluluklar kapsamında ve stratejik yönetim anlayışıyla ‘2024-2028 dönemi Stratejik Planı’ hazırlanmıştır.

‘PLAN HAZIRLANIRKEN YERLİLİK VE MİLLİLİK ÖN PLANDA TUTULARAK ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILA IŞIK TUTMASI HEDEFLENMİŞTİR’

Stratejik Plan hazırlanırken yerlilik ve millilik ön planda tutularak tüm paydaşların katılımları ile çevre bilinci ve iş güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması ihtiyaçlar ve mevcut kaynaklar ölçüsünde önümüzdeki beş yıla ışık tutması hedeflenmiştir. 

Başkan Tahsin Erdem'den Ramazan Bayramı Mesajı… Başkan Tahsin Erdem'den Ramazan Bayramı Mesajı…

‘6 ŞUBAT DEPREMİNDE DÖRT KOLDAN YARALARI SARMAK İÇİN ÇALIŞAN MADENCİ   ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM, MADENLERDE HAYATLARINI KAYBETMİŞ MADEN ŞEHİTLERİMİZİ DE RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUM’

6 Şubat depreminin ilk gününden dört koldan yaraları sarmak için özverili bir şekilde çalışan madenci arkadaşlarım başta olmak üzere stratejik plan çalışmalarına katkı sağlayan APK (Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Dairesi Başkanlığı) Dairesi Başkanlığı çalışanları ve tüm paydaşlarımıza teşekkür eder hazırlanan stratejik planın kurumumuza, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını dilerim. Bu vesileyle madenlerde hayatlarını kaybetmiş maden şehitlerimizi de  rahmet ve minnetle anıyorum.”

UZUN MEHMET’İN ÖYKÜSÜ

Gazeteci Akyüz’ün derlediği bilgilere göre, çeşitli kaynaklarda Uzun Mehmet ve kömürün bulunuşuyla ilgili öykü, 1820-1829 yıllarında geçiyor.
Kaynaklarda, Uzun Mehmet’in hikayesi şöyle anlatılıyor:
‘’Uzun Mehmet, Ereğli'ye bağlı Kestaneci köyündendir. 1820'li yıllarda Ereğli'nin belli başlı ailelerinden Karamahmutzadeler sülalesinden olduğu bilinir. Uzun Mehmet, askerliğini bahriye eri olarak yapmıştır. Terhis olurken kendisine subayları tarafından kömür numunesi gösterilmiş ve memleketine dönünce siyah taşlardan araması istenmiştir.
Uzun Mehmet, bir gün Neyren köyü civarındaki değirmene gider. Hasat sonu olduğu için değirmen tamamen doludur. Uzun Mehmet, dere kenarında dolaştığı sırada siyah taşlar bulur. Bir anda askerde kendisine gösterilen siyah taş (yanan taş) aklına gelir.
Bunlardan biraz toplayarak değirmende yanan ocağa atar. Taşların yandığını görünce çok sevinir. Ertesi gün aynı yere gizlice giderek daha geniş arama yapar. Bazı yerleri kazan Uzun Mehmet, çuvala koyduğu kömür numunelerini İstanbul'a götürür. Padişah II. Mahmut, kömürün bulunuşuna sevinerek, Uzun Mehmet’i 50 altınla ödüllendirir. Böylece kömürün bulunuşu 8 Kasım 1829 olarak tarihe geçer.
Dönemin Ereğli Ayanı Hacı İsmail Ağa, Uzun Mehmet'in kömürü bulmasını hazmedemez. İstanbul'a Fen Heyeti'ne gitmek için yola çıkan Uzun Mehmet’i Leblebici Hanı'nda öldürtür.’’

Bu arada, 1 Nisan 1924 tarihinde Cumhuriyet sonrası kurulan ilk il Zonguldak’ta, resmi kayıtlarda kömür işletmeciliğine 1848’de başlandığı yer almaktadır.

Muhabir: Orhan Akyüz