Sarpa saran olaylar yumağı Türkiye'nin karışık davalarını çözen Müge Anlı'yı akıllara getirdi. Hergün ATV ekranlarında Müge Anlı İle Tatlı Sert adlı program yapan Müge Anlı'nın bu karmaşayı çözebileceği düşünülüyor. 

Zonguldak'ın Gökçebey ilçesinde 20 yaşındaki Sudenur Tulum'un kaybolması, ailesi ve çevresinde büyük endişeye sebep olurken, olayla ilgili ortaya atılan iddialar kafaları karıştırıyor. Tulum'un ailesi, kızlarının kaçırıldığını iddia ederken, karşı taraf resmi nikah yapıldığını ve genç kızın gönüllü olarak yanlarında bulunduğunu savunuyor. Her iki tarafın da farklı iddiaları ve açıklamaları olayın çözümünü zorlaştırıyor.

Olay Nasıl Olmuştu?

Genç kızın ailesi, Sudenur Tulum'dan uzun süredir haber alamıyor olmanın verdiği kaygıyla durumu polis ekiplerine bildirdi. İlk ihbar üzerine harekete geçen güvenlik güçleri, geniş çaplı bir arama çalışması başlattı. Gökçebey ilçesindeki polis ekipleri, Sudenur Tulum'un son görüldüğü yerlerde detaylı incelemelerde bulunuyor. İlk aşamada, genç kızın sıkça gittiği bölgeler ve tanıdık çevreler üzerinde yoğunlaşan ekipler, herhangi bir iz veya ipucu arayışında.

Olayın duyulmasının ardından bölge halkı da polis ekiplerine destek vererek, Sudenur Tulum'un bulunması için gönüllü arama çalışmalarına katıldı.

İşin Gerçek Yüzü Ortaya Çıktı

Olayın gerçek yüzü ortaya çıktı. Genç kız, "beş dakika konuşmak" bahanesiyle bir araca kilitlenerek kaçırıldı. Kaçıran kişinin ailesinin baskısıyla zorla resmi nikah kıyıldı. Üç gün boyunca aranan Sudenur'a ulaşmak isteyen aile, kaçıran kişinin annesi tarafından "kızlarının yanlarında olmadığı" yalanıyla kandırıldı. Genç kızın baskı altında çekilen nikah fotoğrafları, kayıp haberinden sonra "kayıp değil kaçtı" imajı vermek amacıyla yerel basına servis edildi.

Üç Gün Boyunca Hapsedildi

Genç kız, kaçırıldıktan sonra üç gün boyunca hapsedildi ve kaçma girişiminde başarısız oldu. Kaçıranlar, "Ailen seni öldürür." diyerek genç kızı nikaha zorladı. Nikah yapılan yerde, kaçıran tarafın yakınları tarafından gerçekleştirilen nikahın detayları genç kızın ailesi tarafından iddia edildi.

Zonguldak'ın "güzelliğinin ortasında bir ucube gibi" Zonguldak'ın "güzelliğinin ortasında bir ucube gibi"

Eve Döndü ve Boşanma Başvurusu Yaptı

Sudenur Tulum, sinir krizi geçirdikten sonra kaçıran taraf "kızınızı gelin alın, biz bununla başa çıkamıyoruz" diyerek genç kızı ailesine teslim etti. Psikolojisi bozulan genç kız, zorla yapılan nikahın iptali için başvuruda bulundu.

Taraflardan çarpıcı iddialar gelmeye devam ediyor. Sudenur Tulum'un ailesi kızlarının kaçırıldığını iddia ederken, olayların hedefindeki isimlerden Tulum'u "kaçırdığı" iddia edilen erkek tarafı dikkat çeken başka bir iddiada bulundu.

Sudenur'u kaçırdıkları iddia edilen tarafın açıklaması:

"Çocuklar daha önce nişanlıydılar. Hatta bu bayramda düğünleri olacaktı. Sonra düğüne bir ay kala ayrıldılar. Sonra geçtiğimiz hafta bir on- on beş evvel barışmışlar. Sonra karar verip kaçmışlar. Hatta ilk kaçıp geldiklerin de kızdım olmaz böyle diye; ama sonra aile hekimliğine gidip orada sağlık raporu alıp nikah başvurusu yaptılar. Orada da kamera kayıtları mevcut. Nikahları kıyıldı. Görenler kızın zorla kaçırılmış bir hali yok diyorlar. Hatta kaçtıkları gün eve geldiklerindeki kamera kayıtları da mevcut. Bir ara yolda biz önde gidiyoruz, onlar arkamızdan geliyorken yürüdük, istese o zaman giderdi.

Çaydeğirmeni Karakolu'na bilgi verdim. Şikayet için Gökçebey Polis Karakolu'na 6'da gittim. Polis amirine resmi evlilik yaptıklarını bildirdim. Kızın ailesi 'sizi öldüreceğiz' dediler, tehdit ettiler. Şikayetçi olmadım, çocukları o akşam Karabük'e gönderdim. Kayıp haberlerini sabah gördüm. Sonra yerel gazeteye nikah fotoğraflarını gönderdim. Babası bize haber gönderdi. "Olan oldu, bir an önce düğünlerini yapalım" dedi. Gökçebey'de düğün salonu aradım. Düğün salonu sahipleri ile görüştüm. Çocukların yanına Karabük'e gittim, çocukları almaya. Polis "kızın araması var, çevirmede sıkıntı olur" dedi. "Karakola bildirin" dediler. Karabük Beşbin Evler'de eşim, oğlum ve Sudenur ile karakola gittik. Eşimle beni sonra oğlumu çıkardılar, kız ifade verdi ve "gönüllü olarak geldiğini" söyledi. Kız yarım saat polis karakolunda kaldı. Orada istese "zorla geldim, kaçırıldım" derdi. Karakoldan hemen çıkmadık, kamelyada oturup sohbet ettik. "Safranpark'a gidelim, Sudenur'a alışveriş yapalım" dediler. Birçok yeri gezerek alışveriş yaptılar. Hatta arabayı Sudenur kullandı. Akşam eve geldik, gece on civarı kızın babası beni aradı. "Bundan sonra olan oldu, görüşelim" dedi. "Gelin görüşelim" dedim. Üç kere görüşelim diye yanlarına da gittim. Alt komşumuz kız atarafının akrabasıdır. Sudenur'un babası alt katımızdaki dairede oturan akrabasına geldi. Kızın babası, kızın annesi ile telefonda görüştü. Kız önce "Hazır değilim" diyerek annesi ile görüşmek istemedi, sonra kendisi annesini aradı. Telefonu açıktı sadece ilk geldiğinde kapalıydı. Sudenur, kardeşi ile mesajlaştı. Sonra ailesinin evine gitmek istedi, yarın geri geleceğini söyledi. Ailesini görmeye gitti. Babası da o zaman görüşmeye gelecekti. "Bekle senin iyi olduğunu göreyim yanımda ya da odalardan birinde görüşün" dedim; çünkü daha önce öldürmekle tehdit ettiler. Kızı korumak istedim, yanımda görüşsün, iyi halini göreyim istedim. Ailesine göndermemezlik yapmadım. "Ben seni zorla tutamam, suç işlemiş olurum" dedim. "Gidersen uygun olmaz" dedim. "Ailemi ezdim, ayaklar altına aldım, ben her şeye razıyım' dedi. Kıza zarar vermeleri şüphesinden korktum. Babasını aradım ve kardeşinin gelip alacağını söyledim, babası gönderme dedi bana. Sonra kardeşiyle gitti. Bize gidince mesaj at dedik. Sonra kızı aradık, yabancı biri açtı telefonu, "Sude burada yok, babasının yanında, ailesinin yanında" dediler ve telefonu kapattılar. Oğlum mesaj attı, "ulaşılamıyor sana" dedi. Kız da "Babandan nefret ettim, artık bana ulaşamayacaksın, bana yalan söylediniz, bu iş ilk celsede bitecek" dedi." 

Zonguldak Haberleri

Muhabir: Aybüke Ünal