Geçen aylarda Avrupa Zonguldaklılar Derneği’nin Almanya’da düzenlemiş olduğu anlamlı etkinlikte milletvekillerinin yüzüne karşı değil söylenmek, haykırıldı; Zonguldak Havalimanı sorunu…

Pist uzaması ve genişlemesi yapılsın yoksa Almanya’dan uçuşlar yapılamayacak! En az 750 bin Zonguldak, Bartın ve Karabük insanı mağdur olacak!

Bu haykırışları duyup bir haftada sorunu çözmesi gerekenler günlük yerel siyasetin girdabına girmiş olacak ki feryadı unuttular…

Neyse ki Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç soruna duyarlılık göstermeye başladı…

Pist için düğmeye basıldı…

Bundan sonraki en büyük endişe;

Pistin yurt dışı seferlerinin başlaması gereken Mart ayına yetişip yetişmemesi…

Benim gibi Bartın Milletvekilini de arayan gurbetçiler adeta haykırıyor!

“Memlekete geleceğiz… Pist uzayıp genişleyecek mi? Yurt dışı seferler başlayacak mı? Ona göre uçak bileti alacağız! Yoksa kara yoluyla gelemeyecek olan yaşlılarımız var”

Bu haykırışı duaya ve Türkiye’ye maddi kazanca çevirmek gerekir…

2019 senesinde her şeyden önemlisi dış hat seferlerinin 3,5 ay, iç hat seferlerinin 4,5 ay gecikmeli başlamasına rağmen sağlanan potansiyelin ciddi ölçüde olduğunu belirten yetkililer 2020 senesinde de Mart ayına dış hat seferlerinin yetiştirilmesi durumunda yolcu sayısında patlama yaşanacağını vurguladılar.

Dış hat seferleri için ise şimdiden bilet almaya başlayacak yurt dışındaki gurbetçilere güvence verilmesi gerekiyor. Şimdiden pistin uzayıp genişlemesinin başlamasının en büyük güvence olacağını belirten tur şirketi yetkilileri, somut adım atılmasıyla biletlerin satışının patlama yapacağını vurguluyorlar…

Bırakın turisti! 30 bin gurbetçimizin gelmesi durumunda bölgeye katacağı ekonomik katkıyı hayal edin…

Kaç 13 milyon eder?

Onu da geçtim… Gelecek insamızın edeceği duaları düşünün…

Kaç 13 milyon eder?

O nedenle; Gurbetçilerimizi dinleyin kulaklarınızı ve algılarınızı açıp!

Ne demek istediğimi o zaman belki anlarsınız!

Anladığınızda önce uykularınız kaçar, bir zahmet!

Sonra gereğini yaparsınız el zahmet!

 

***

 

SU BİLE KAYAYI DELEBİLİR! SÜREKLİLİĞİ VARSA…

İmza Gazetesi ve şahsıma gelen en büyük eleştirilerden biri “Havaalanı takıntısı” yorumu…

Zira akrabalarım dahil bir çok kişi biraz da alaycı “Zonguldak Havalimanı” mücadelesini tiye alır oldu…

Kabul de ediyorum ben de takıntı haline geldi!

İster inat, ister adaletsizliğe tepki deyin; Mantıksızca uzayan bir sorunun çözülmemesi uykularımı kaçırıyor!

İşte dün Mithatpaşa Tüneli, Zonguldak-Ereğli yolu, bugün Zonguldak Havalimanı kaçan uykuların kamuoyuna yansıması!

“Zonguldak’ın başka sorunu yok mu da sürekli hava alanını yazıyorsun” diye soranlara naçizane cevabım;

Su bile kayayı delebilir! Sürekliliği varsa…

Aynı bu misal; hangi engelleri aşmaya çalıştığımızı, kimlerin ve niye karşı gelmeye çalıştığını bir bilseniz “Milli mücadele” olarak adlandırırdınız… Karşı gelenleri de “Vatan haini” ilan ederdiniz…

Biz dün “Mithatpaşa Tünellerindeki” ve Zonguldak-Ereğli yolu başta olmak üzere ulaşımdaki sorunları çözmek için yaptığımız mücadeleyi bugün hava alanı, yarın bir başka sorunlar için vereceğiz…

Fikri takibimizi şahsi çıkarlar için değil kent, bölge ve ülke çıkarları için kullandık, kullanacağız…

O nedenledir ki; Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dilemiyoruz!

 

Editör: TE Bilisim