ZONGULDAK

Mustafa Çağlayan, CHP'nin boykot çağrısını adeta bombaladı! "Boykot değil faşistlik"

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin boykot çağrılarıyla ilgili peş peşe yaptığı paylaşımlarından bir tanesinde, "Boykot değil, faşistlik" başlığını kullandı.

Abone Ol

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan'ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar şu şekilde;
"#boykotdeğilmillizarar 
İsrail’den destek almışlar,İngilizlerden destek gelmezse kendilerini terk edilmiş hissedebilirler. 
DertleriTürkiye’yle. 

Milletimizin Yanındayız, Türkiye’ye Zarar Vermenize İzin Vermeyeceğiz! 

Son günlerde bazı kesimler tarafından organize edilen boykot çağrılarının asıl amacını hep birlikte görüyoruz. Görünürde masum bir tepki gibi gösterilmeye çalışılsa da, aslında bu girişimler doğrudan Türkiye ekonomisini hedef almaktadır. Esnafımızı, işçimizi, üreticimizi zor duruma sokarak milletimizi birbirine düşürmeyi amaçlayan bu niyetleri çok iyi biliyoruz! 

Biz, her zaman milletimizin yanındayız! AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dün olduğu gibi bugün de esnafımızın, çiftçimizin, işçimizin ve sanayicimizin yanında duracağız. Türkiye’yi güçlendirmek için mücadele eden her vatandaşımızın hakkını savunmaya devam edeceğiz. 

Boykot adı altında yürütülen bu manipülasyonun hedefinde sadece şirketler yok, doğrudan Türkiye’nin istikrarı ve büyümesi var. Bu oyunlara gelmeyeceğiz! Güçlü Türkiye için üretmeye, çalışmaya ve dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. 

Türkiye’ye zarar vermek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz! 

Sanatçılar ve Fenomenler Üzerindeki Baskıları Kınıyoruz 

Son günlerde, bazı sanatçılar ve sosyal medya fenomenlerine yönelik linç girişimlerini ve mahalle baskısını üzüntüyle takip ediyoruz. Sırf belirli bir konuda destek vermedikleri veya herhangi bir görüş belirtmedikleri için bireylerin hedef gösterilmesi, tehdit edilmesi ve itibarsızlaştırılması kabul edilemez. 

Sanatçılar, fenomenler veya herhangi bir birey, özgür iradeleriyle karar verebilirler. Demokrasi ve hukuk devleti, her vatandaşın düşüncesini özgürce ifade edebilmesini ve ifade etmeme hakkını da koruma altına alır. Fikir ayrılıkları, linç kültürüyle değil, medeni bir tartışma ortamında ele alınmalıdır. 

Bu tür baskılar, toplumumuzu kutuplaştırmakta ve sosyal barışı zedelemektedir. Bizler, herkesin özgürce düşüncelerini ifade edebildiği bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Sanata, sanatçılara ve özgür düşünceye sahip çıkmanın, demokrasiyi savunmanın bir gereği olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. 

muhalefetteyken bunları yapanlar, iktidarda olsalardı neler yaparlardı. 

Milletimiz engin tecrübesi ve feraset ile bunları gördüğü için onlara iktidar yüzü göstermedi ve göstermeyecektir. 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan 

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan 

bu memleket, bizim. 

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak 

ve ipek bir halıya benziyen toprak, 

bu cehennem, bu cennet bizim. 

Memleket isterim 

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; 

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. 

Memleket isterim 

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; 

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.