İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, “Bu ramazan ayında da insanımız mutlu değil” dedi.
Başkan Erkmen, yaklaşmakta olan
ramazan ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:
“Öncelikle tüm vatandaşlarımızın ramazanını tebrik ediyorum, sağlık ve huzur içinde aileleriyle birlikte nice ramazanlara ulaşmalarını diliyorum. Tabii ki ramazan ayı, dini duyguların en üst seviyede yaşandığı ama bunun yanında sosyal olarak da ramazanın gereği mağdur durumda olanlara el uzatıldığı, onlara destek çıkıldığı ve toplumsal barışa hizmet eden, huzur içinde geçirmemiz gereken bir ay olarak karşımıza çıkıyor.
‘BU RAMAZAN AYINDA DA İNSANIMIZ MUTLU DEĞİL’
Ama maalesef bu ramazan ayında da hepimiz üzülerek görüyoruz ki insanımız mutlu değil, çeşitli sıkıntılarla ramazanı
idrak ediyorlar, bunların başında da en önemlisi ekonomik sıkıntılar geliyor, hayat pahalılığı geliyor. Her zaman söylüyoruz, bugüne kadar hayat pahalılığını, enflasyonu düşürmeyen ve bu suçu hep başka yerde arayan, bu nedenle de insanların fakirleştiğini göremeyen insanlara, kadrolara biz diyoruz ki hiç olmazsa şu ramazan ayı için biraz elinizi vicdanınıza koyun ve insanlarımızı rahatlatın…
‘YİYECEK EKMEK BULAMAYAN İNSANLARIMIZ VAR’
Bugün fakirlik öyle hal aldı ki bırakın ramazanı, normal zamanda dahi yiyecek ekmek bulamayan, birkaç lira ucuz diye halk ekmeklerinin önünde duran, sıraya giren, soğukta saatlerce bekleyen insanlar yaşıyor.
‘ŞU ANKİ GİDİŞAT İNSANLARIMIZIN GÜNDEN GÜNE DAHA DA FAKİRLEŞMESİNE YOL AÇIYOR, EVİNE GÜNLERCE ET ALAMAYANLAR VAR’
Böyle bir ortamda toplumsal barıştan bahsedebilmek güçtür. Şimdi hepimizin bildiği bir gerçek var, şu anki gidişat insanlarımızın günden güne daha da fakirleşmesine yol açıyor, evine günlerce et alamayan insanlarımızın var olduğunu biliyoruz. Halbuki biz istiyoruz ki ülkemiz rahatlık içinde, huzur içinde, mutlu şekilde ve refah seviyesi yüksek bir şekilde yaşanabilir olsun. Ama maalesef gün geçtikçe bundan uzaklaşılıyor, Diyanet’in bile ‘asgari ücretliye, memura fitre verilebilir’ dediğinde geldiğimiz noktanın en kısa özeti bu oluyor.
‘ORTA DİREK ORTADAN YOK OLDU’
Eskiden bir orta direk dediğimiz toplumun bir orta katmanı vardı , fakir vardı, zengin vardı, ama şimdi bu orta direk ortadan yok oldu, ya çok zengin bir kaymak tabaka var, ya da yoksullaşan bir halk var. Bu uçurum gün geçtikçe de yoğunlaşıyor.
‘BÖYLE BİR ORTAMDA RAMAZANI İDRAK ETMEK, İNSANA ACI VERİYOR’
İşte böyle bir ortamda ramazanı idrak etmek insana acı veriyor. Şimdi iktidar olarak arkadaşlarımız çıkıyorlar, işte ‘biz ülkeyi iyi yönetiyoruz, ülke şöyle güzel yönetiliyor, ülke şöyle, ülke böyle’, ama geldiğimiz noktaya baktığımız zaman Insanlar bir onların dediklerine bakıyor, bir de yaşadıkları gerçekliğe bakıyor ve aradaki farkı görüyor, onların ise notunu veriyor. Onun için güneş balçıkla sıvanmaz. İktidar ve iktidarı destekleyen partiler ne kadar iyiyiz deselerde, insanımız şu anda yaşadığı olayların gerçekliği karşısında fakirleştiğini görüyor. Bugün eğer gidip bir iş yerine, evine üç kuruşluk, beş kuruşluk bir şey alayım dese, bir önceki aya göre çok daha fazlasını ödemek zorunda kalıyor.
‘YÜZDE 60’LIK KESİM, ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNDE ÜCRET ALIYOR’
Halbuki gelirler sabit, şu anda Türkiye’de ortalama gelire baktığımız zaman neredeyse
yüzde 60’lık bir kesim asgari ücret seviyesinde ücret alıyor. Bu da toplumun ne halde olduğunun çok açık bir göstergesi… Onun için biz diyoruz ki Inşallah bu günler geride kalacaktır, ülkemiz huzur içinde, mutluluk içinde ve refah seviyesi artmış vaziyette bundan sonraki ramazanlara kavuşacaktır. Hepimizin arzusu bu yöndedir ve bunu da hükumetten bekliyoruz.
‘ŞÜKREDEN BİR TOPLUM YARATILMAK İSTENİYOR’
İnsanımıza da diyoruz ki demokratik yoldan, demokratik sınırlar içinde kalmak kaydıyla bu memnuniyetsizliğinizi dile getirin, siz dile getirmediğiniz sürece zaten istenen şükretmeniz, şükreden bir toplum yaratılmak isteniyor. Burada da hepimize görev düşüyor, eğer demokratik haklarımızı kullanıp demokrasi sınırları içinde bunları yüksek sesle dile getirirsek, elbette ki çözüm anlamında da bunlara çare bulunacaktır. Ama susarsak, zaten bunları kabul etmiş oluruz ki o zaman da iktidar bildiğini okur…”